CUMA HUTBESİNDE “AKRAN İLİŞKİLERİ” UYARISI: UYUŞTURUCUYU VE CEZAEVİNİ “MARİFET” GÖREN ANLAYIŞ GENÇLERDE YAYILIYOR”

CUMA HUTBESİNDE “AKRAN İLİŞKİLERİ” UYARISI: UYUŞTURUCUYU VE CEZAEVİNİ “MARİFET” GÖREN ANLAYIŞ GENÇLERDE YAYILIYOR”
– Diyanet İşleri Başkanlığı, bu haftaki cuma hutbesinde akran zorbalığına dikkat çekti. Diyanet İşleri Başkanlığı Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü’nün Cuma hutbesi, “Akran İlişkileri” başlığıyla yayımlandı.
Tüm ülke genelinde olduğu gibi Suluova Şeker Camide eda edilen Cuma namazı öncesi Suluova İlçe Müftülüğü Murakıbı Adem Kara tarafından okunan hutbede bu konu ele alındı.
-“AKRAN İLİŞKİLERİ”
İlçe Müftülüğü Murakıbı Adem Kara okuduğu “Akran İlişkileri” başlıklı hutbede, sevgi ve saygıdan mahrum kalan gençlerin birbirlerine karşı kaba, sert ve aşağılayıcı tavırlar sergilediği vurgulanarak, “Akran zorbalığı olarak karşımıza çıkan bu kötü haslet; alay etmek ve kırıcı sözler söylemekten çok daha öteye giderek, fiziksel şiddete, hatta cana kıymaya dönüşmüş durumdadır. Tek tip elbise giyinmeyi, aynı görünüşe sahip olmayı, suça bulaşmayı, aklı örten uyuşturucu madde kullanmayı, cezaevine girip çıkmayı marifet sayan bu anlayış gençlerimiz arasında daha fazla görünür hale gelmektedir. Şiddet içerikli sinema, dizi film, oyun ve dijital mecralar ise bu hadiselerin daha da yaygınlaşmasına zemin hazırlamaktadır” ifadesine yer verdi.
Hutbede, insanlar arasındaki iletişimin temelinin sevgi ve saygıya dayandığı belirtilerek, bu değerlerin olmadığı yerde huzursuzluk, baskı ve dışlanmanın ortaya çıktığı kaydedildi. Sevgi ve saygının kaybolmasının, merhametin yerini şiddete, muhabbetin yerini nefrete bırakmasına yol açtığına dikkat çekildi.
-“TEK TİP ELBİSE GİYİNMEYİ MARİFET SANAN BU ANLAYIŞ…”
“Yaşadığımız çağın sorunlarından biri de, sevgi ve saygıdan mahrum kalan gençlerin birbirlerine karşı kaba, sert ve aşağılayıcı tavırlar sergilemesidir” ifadelerine yer verilen hutbede, şöyle denildi:
“Akran zorbalığı olarak karşımıza çıkan bu kötü haslet; alay etmek ve kırıcı sözler söylemekten çok daha öteye giderek, fiziksel şiddete, hatta cana kıymaya dönüşmüş durumdadır. Tek tip elbise giyinmeyi, aynı görünüşe sahip olmayı, suça bulaşmayı, aklı örten uyuşturucu madde kullanmayı, cezaevine girip çıkmayı marifet sayan bu anlayış gençlerimiz arasında daha fazla görünür hale gelmektedir. Şiddet içerikli sinema, dizi film, oyun ve dijital mecralar ise bu hadiselerin daha da yaygınlaşmasına zemin hazırlamaktadır.
-“ZORBALIK, GÜÇ DEĞİL ACİZLİKTİR”
Duygularınızı istismar edip kendi kötülüklerine sizi alet etmek, hayallerinizi karartmak ve umutlarınızı çalmak isteyenlere karşı daha dikkatli olmalısınız. Allah’a kulluk, aileye hürmet, insanlığa faydalı olmak sizler için gaye olmalıdır. Unutmayınız ki; korkuyla, baskıyla ve şiddetle gelecek inşa edilemez. Sevgili Peygamberimiz (s.a.s)’in buyurduğu üzere, ‘Mümin cana yakındır. İnsanlarla yakınlık kurmayan ve kendisiyle yakınlık kurulamayan kimsede hayır yoktur’ Zorbalık, güç değil acizliktir. Alay etmek, eğlence değil hayâsızlıktır. Cana kast etmek, saygınlık değil, cehennem ateşidir. Genç Kardeşim! Sana zorbalık değil, nezaket ve zarafet yaraşır.
-“NESLİNE ZARAR VEREN ZORBALIĞA KARŞI BİRLİKTE HAREKET ETMELİYİZ”
Gençlerimizi, fitne ve fesat ateşi yakmak isteyen şer odaklarının insafına terk edemeyiz. Aileler, okullar, camiler, kurum ve kuruluşlar, medya, hâsılı toplumun bütün kesimleri olarak el ele vermeliyiz. İnsanın mukaddes olan canına ve nesline zarar veren zorbalığa karşı birlikte hareket etmeliyiz. İyiliğin ve merhametin hâkim olduğu, can ve mal güvenliğinin sağlandığı bir toplum inşası için sorumluluklarımızı hakkıyla yerine getirmeliyiz.”
Kaynak :Suluovayenihabergazetesi-AA/Murat Arslan