DOLAR
EURO
ALTIN
BIST
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Amasya °C

GEÇMİŞİN YANSIMALARI

GEÇMİŞİN YANSIMALARI
REKLAM ALANI
29.09.2023
127
A+
A-

GEÇMİŞİN YANSIMALARI

-Çocukken ne izlediysem, yaşadıysam bugünüme yansıdığını fark ediyorum.

Geçen hafta Bursa ve Bilecikteydim…

Vaktiyle filmlerde izlediğim Emir Sultan’ın, Orhan ve Osman Gazi’nin, Çelebi Mehmet gibi Osmanlı Padişahlarının türbelerinin bulunduğu Osmanlıya başkentlik yapmış Bursa’da…Hacı Bayramı Veliye önder Somuncu Baba’nın, kadılıktan manevi makam veliliğe geçişte nefsini terbiye etmek için Bursa sokaklarında ciğer satan çok sevdiğim Aziz Mahmud Hüdai ve hocası Üftade Hazretlerinin vaktiyle yaşadığı Bursa’da…Sonrasında Ertuğrul Gazi ve manevi önderi Şeyh Edebali’nin yaşadığı Bilecik’te…İki şehre öyle derin baktım, vaktiyle TGRT tv de izlediğim filmlerden aklımda kalan görüntü ve sözler ile içlerinde öyle derin hisle dolaştım ki…Emir Sultan Türbesinde filmde geçen söz aklıma geldi; aslında Emir Sultan Yıldırım Beyazıd’ın Timur Hanla savaşmasını istemez, öngörülerini düşüncelerini der ama Yıldırım Beyazıd savaşa gider. O vakit denen söz “tedbir taktire mani olmuyor”…Çok kıymetli gelir hep bu cümle…Olacak olan oluyor…

Düşündüm…Tarihimizi nasıl seviyorum…İslam Büyüklerini de…Bursa ve Bilecik’e beni götüren bir sebep de çocukluğumda içime tohumları atılmış bu iki derin sevgi…

Çocukluk dönemimde izlediğim, dinlediğim çoğu şeyden ne kadar etkilendiğimi fark ettim sonra…

Klasik müziği çok severim; iş yerimde çalışırken dinlemeyi ya da kitap okurken Chopin, Mozart, Bach, Beethoven çalması iyi gelir bana…Nedeni yine çocukluktan; pazar sabahları pazar sinemasını beklerken izlediğim Hikmet Şimşekli klasik müzik dinletilerinden muhtemel… Opera ve tiyatroyu sevmem de…Klasik Türk Müziğini, resimleri sevmem de muhtemel vaktiyle sanat kanalı TRT2 izlememden…Hala gezi programlarını izleyip Ülkemiz ve dünya hakkında bilgi edinmeyi sevmem Barış Manço’nun 7’den 77’ye programındaki Türkiye ve dünya ülkeleri tanıtımından…

Geçen yıllarda bir erkek modacının Atatürk’ün elbiselerinden etkilenerek hazırladığı kıyafetlerin olduğu defiledeki konuşmasında “dedem ilk Meclis’te katipti. Evde hep Atatürk’ü anlatırdı. Küçükken onu çok duymam, sonrasında çok sevmem bugün bu defileyi yapmama neden” demişti… Çocukken etkilenmiş orta yaşında çalışmalarına yansıtmış…

Bilecik’te misafirleri olduğum meslektaşım Saliha abla ve Aydın Albayımın kızları İpek Türkiye altıncısı olarak Koç Üniversitesi Tıp Fakültesine yerleşmiş. Sevgili İpek ile sohbetimizde neden tıp seçtin diye sorduğumda zamanında izlediği Doktorlar dizisinden çok etkilendiğini ve doktor olmak isteyip ona göre çalıştığını söyledi…

Tüm bu örneklerden geldiğim nokta aklımız erdikten sonra ne ile müşerref oluyorsak karakterimizi, hayata bakışımızı, hobilerimizi, mesleğimizi, yaşam tarzımızı mutlaka etkiliyor…İlk müşerreflikler tohum niteliğinde oluyor. Aile içinde yaşadıklarımız, okuduklarımız, izlediklerimiz, dinlediklerimiz; aldığımız sevgi, gördüğümüz değer bizi bugün şekillendirmiş durumlar…

O sebeple çocuklar ne ile meşgul kimi örnek alıyor, her türlü ekranda çocuklara hedef, görgü, çaba katacak yapımlar var mı, çocuklarımızla yeterince ilgili miyiz dikkat etmek gerekiyor diye düşünüyorum…Zira:

-Ne ekersek ileride o biçiliyor…

Razı olunan kul razı olunan insan ve nesiller olabilmek dua ve temennimle…

YAZAR: ASLI GÜLHAN BEK/MALMÜDÜRÜ

REKLAM ALANI
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.