ALIN TERİ(HERKÜL-MEHMET ALİ KONT)



G Ö R D Ü K Ç E !
ALIN TERİ(HERKÜL-MEHMET ALİ KONT)
-1956 Trabzon – Araklı doğumlu, 1961 yılında Dedesinin öncülüğünde Samsun’a göç etmişler. Samsun’da 19 Mayıs İlkokulunu bitirmiş.
Ailenin geçim sıkıntıları sebebiyle daha fazla okuyamamış.
Daha ilkokul saflarındayken halk pazarlarında el arabasıyla ona buna sebze meyve taşır olmuş.
Zamanla ağır yüklerle tanışıp kendi tabiriyle Hamal olmuş.
1977 de asker olmuş. 1981’de de evlenmiş.
Üçü erkek biri kız olmak üzere dört çocuğu olmuş. 1996 yılının Eylül ayında da Suluova’ya taşınmış. 1996 yılından beridir de Suluova ‘da yaşıyor.
-ŞİMDİ: MEHMET ALİ KONT’U(HERKÜL) KENDİNDEN DİNLEYELİM:
Abi: Lakabım Herkül, Soyadım Kont.
Ne lakabım gibi Herkülüm, nede soyadım gibi Kont.
Boyum 1.55, kilom 68 olunca; insanoğlunun bildiği gibi fiziken Herkül olmam zaten mümkün değil.
Kont soyadına gelince: Hayatımın hiçbir evresinde Kont gibi olamadım.
Yani ki: Ne Herkül’lük nede Kont’luk rüyalarımda bile yer almadı.
Anasız büyüdüm. Beni Dedem büyüttü.
Hal böyle olunca; daha beş altı yaşlarımda iken konu komşunun suyunu, ekmeğini ve diğer ufak tefek yüklerini taşımaya başladım. Zira taşıdığım ekmekten bir pay, taşıdığım sebze meyvelerden bir tutam veya bir avuçta benim payıma düşüpde evimize götürünce ev halkının bana yaptığı övgülerden kendimi kahraman zannetmeye başladım.
Zamanla elde taşınan yükler, omuzlarda, sırtlarda, kafalarda taşınmaya başlayınca çok az da olsa eve giren tıngırlardan dolayı evdeki baş köşeye sahip oldum.
Daha sonraları Küçücük bedenimle, dar merdivenlerden beşinci, altıncı katlara tek başıma taşıdığım yüz-yüz yirmi kiloluk yükler bana mısın dememeye başladı.
Çocuklarımı kimseye muhtaç etmemek için ömrüm billah yük taşıdım.
Yani Hamallık mesleğim oldu. Bu mesleği yapmaya halada devam ediyorum.
Elbette ki emeğimizin hakkını veren oldu, vermeyen oldu fazlasın veren de oldu.
Ben, bana ekmek veren herkese hakkımı helal etmişimdir. Bu bakımdan, anladım ki ben ağır yükleri ALIN TERİM’le taşırken “HERKÜL” olmuşum.
Yorgun argın kiracı olduğum evime dönüp te evin bir köşesinde yorgunluktan sızınca “KONT” olmuşum. Çünkü evime az veya çok bir lokma ekmek götürmüşüm ki benden özgürü yok.
Hiç olmazsa çocuklarımdan biri bir devlet dairesinde iş görsün istedim Ama olmadı.
Zira: Fakiriz, hamalız diye o kadar yaptığımız arz-rica sözleri havada kaldı.
Toplu konutlar için onca kuraya girdim; çıkmadı. Sosyal konutlar için tekrar yazıldım. Çıkar mı bilmem.
Evet, Suluova’da bana “HERKÜL” diyorlar. Soyadımda KONT. İşimle olsun, fiziki yapımla olsun tezat teşkil eden bu durumu yadırgayanlar var elbette. Lakin yadırgamasınlar.
Zira ben ekmeğimi ALIN TERİM ile kazanırken HERKÜL,
Kimseye el açmadan özgürce yaşarken KONT’um.
2011 yılında sigortamı kendim ödeyerek emekli oldum.
-Bende derim ki: “Suluova’nın yükünü ALIN TERİ ile taşıyan Mehmet Ali Kont’a saygılar olsun.”
YAZAR: EKREM GÜN.