DOLAR
EURO
ALTIN
BIST
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Amasya °C

ALAVLI DEDE !

ALAVLI DEDE !
REKLAM ALANI

ALAVLI DEDE !

-Çoğu kez Merakımın üzerine gitmek gibi bir huyum var.

Bu merakımı gidermek için ise araştırmalar, soruşturmalar yapmaya da ciddi gayret sarf ettiğimi belirtmek isterim. Bazı hususlarda merakım öylesine artış gösterir ki geceleri uykum kaçar sabahı zor ederim.

Mesela: Kayın Validemin Nüfus cüzdanında doğum yerinin Alevi olduğunu görünce şaşırdım. Ve elbette ki meraklandım bu Alevi neresi diye.

Kayın Validemin nüfus cüzdanını iyice incelediğimde: 1945 doğumlu olduğunu, Amasya iline bağlı Alevi’de doğduğunu gördüm.

Amasya ve civarında Alevi diye bir yer duymadığımdan meraklanıp Kayın Valideme sordum: “Anacığım Nüfus cüzdanında doğum yerin Alevi diye yazıyor. Bu Alevi neresi. Cevaben; “Eskiden Suluca’ya Alevi derlerdi. Şimdi Suluova oldu’’ deyince; Alevi isminin nereden geldiğini, Suluova’ya niye eskiden Alevi denildiği hususunu araştırmam bana şart oldu. Zira merakım beni Afrika sıcakları gibi terletmeye, boğmaya başladı.

Bu merakımı gidermek için ise Kütüphanelere, google ve de Suluova’nın eski Merkezi olan ve şimdiki adıyla Hacı Hayta Mahallesindeki yaşlı-genç birçok kişiyle Suluova’ya eskiden neden Alevi denildiğini sordum.

-Ve araştırmalarım neticesinde şöyle bir hikaye ortaya çıktı:

Tarihimizde; Merzifon’da “Merzifon Muharebesi” diye bir savaş gerçekleşmiştir. 5 Ağustos 1.101 tarihinde Birinci Kılıç yönetiminde ki Anadolu Selçuklu Devleti ile Haçlı Seferleri arasında gerçekleşen bu savaşı Selçuklular kazanmıştır.

1.101 yılında ve Ağustos ayının ilk günlerinde cereyan eden bu savaşta kesin mağlup olan Haçlı ordusunun hayatta kalanları geri çekilirken her düşman gibi Haçlı ordusu da etrafını yağma etmeye, yakıp yıkmaya başlamış ve henüz mahsulünü toplamamış olan çitçinin neyi varsa neyi yoksa onları da ateşe vermişler, yangın çıkarmışlardır.

1.101 yılı 5 Ağustosunun kavurucu sıcağında kup kuru olan toprak ve toprak üstünde kurumuş ekinler, anızlar ve mahsul yığınları ve hatta ağaçlar da yanmaya başlamış ve öyle ki yakılan ateş birden kilometrelerce alanı kaplamış, o zamanın şartlarında da hiçbir çaba bu göğe yükselen Alavlı ateşi söndürmeye kafi gelmemiştir.

Bu yüksek Alavlı yangın ateşini söndürmekte çaresiz kalan yöre ahalisi ve Selçuklu Ordusu bir an yangının yönünün şimdiki Suluova tarafına döndüğünü ve bir şahsın kucak açarak bu yangını ötelemeye ve bir taraftan da tek başına söndürmeye çalıştığını görmüşlerdir.

Birkaç gün yüksek Alav ve hararetle devam eden bu yangın bu günkü adıyla Suluova Hacı Hayta Mahallesi Bir Eylül Parkı civarında geldiğinde yine o meçhul şahsın yangını kucak açarak söndürdüğü görülmüştür.

Yangını takip eden Selçuklu Ordusundan ve Ahaliden birçok kimse yüksek Alavlı yangını tek başına söndüren bu meçhul şahsın yangın tamamen sönünce orada, bu günkü Bir Eylül Parkı civarında vefat ettiğini görmüşler ve vefat ettiği yere de defnetmişlerdir.

O zaman da adını bilmedikleri bu Meçhul Şahsa da: orada bulunanlar tarafından “ALAVLI DEDE” adı verilmiştir. Alavlı Dedenin defnedildiği yere de Alavlı ismi verilmiştir.

Tarih ilerledikçe, zaman geçtikçe bu Alavlı ismi halkın diline daha kolay gelmesinden dolayı Alevli ve daha daha sonraları da bu yörenin adı Alevi diye anılmaya başlamıştır.

Yakın zamanlara kadar Bir Eylül Parkındaki arka sağ tarafında kabri bulunan Alavlı Dedenin kabri zamanla kaybolmuştur. Ancak; öteden beri Hacı Hayta Mahallesinde ikamet eden Suluca yerlileri Alavlı Dede kabrini zaman zaman ziyaret ettiklerini, bazılarının bu ziyaret neticesinde ellerindeki siğillerin kaybolduğunu belirtmişlerdir.

Şimdi ise: Suluova’ya ilk ismin verilmesine vesile olan Alavlı Dede kabrinin yerinin belirlenmesi yetkililerimizin işidir !

Bazılarımızın buna menkıbede diyebilir. Ancak bu tür menkıbelerden yakın tarihimizde de yani; Çanakkale ve Kıbrıs Savaşında da yaşandığını pek çok kere duymuşuzdur.

Ve tarihimizdeki bu tür olayları dinlemek, anlamak, anlatmak Anadolu topraklarında yaşayan herkesin yüreğini kımıldatır, yüzüne tebessüm verir.

Ben onlardan biriyim.

-NOT:  Alavlı Dedenin Kabri 2017 yılında;  Belediye  ve  Müzeler Müdürlüğü Kurul kararıyla  Suluova Belediye Kabristanlığın da ki Şehitlik Mevkiine defnedilmiştir. 

YAZAR: EKREM GÜN

REKLAM ALANI
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.