İSRAFTAN KAÇINMAK


İSRAFTAN KAÇINMAK…-Dışarıda yemek yediğimde,Sık sık gittiğim restoransa Gerede’deki Kebapbank gibi, servis yapanlara yemediğim ürünleri sofraya getirmemelerini rica ediyordum; yemek öncesi gelen tereyağ bal gibi, et yemeği yanına gelen pilav, patates kızartması, lavaş gibi…Arada sırada ya da ilk kez gittiğim restoranlarda yemeği seçmeden görseline baktığımdan yine servis yapanlara derim şu şu ürünler olmasın tabakta çünkü yemiyorum diye…Protokol ile gittiğim restoran yemekleri dahil yiyemediğim bir yiyecek kalmışsa tabağımda örneğin pidemin hepsini bitirmem mümkün değil, paket yapılmasını rica ederim…Herhangi bir insana ya da bana nasip olur o paketteki yiyecek…İnsanın yiyebileceği ürünü hayvanlara vermek çok tercihim olmaz. Son çare belki…Manavdan, pazardan aldığım sebze meyve için de tane ile aldığım olabiliyor, sebebi israf etmemek…Köyümde meyve sebze yetiştirilmesine şahit oldum. Örneğin fasulye…Toprağın hazırlanması, ürünün dikilmesi, sulanması, büyürken etrafta oluşan yabancı otların yolunması vs…Öyle zahmetli işler ile yetişiyor ki fasulye tek birinin bile israfına kıyamam…Babamın arılarını gözlemim ve okumalarım ile; bir çay kaşığı bal için bir arının kaç çiçeğe konduğunu kaç km uçtuğunu bilmek balın zerresinin israfında içimi titretir.israfsız günlerle hayırlı ramazanlar…YAZAR: ASLI GÜLHAN BEK