BEKİR USTA 42 YILDIR SACA ŞEKİL VERİYOR







BEKİR USTA 42 YILDIR SACA ŞEKİL VERİYOR.
-ÖZEL HABER: MURAT ARSLAN – Suluova’da “Tenekeci Bekir Usta” olarak tanınan Teknik-İş İşletme Sahibi Bekir Aluç, ilkokul yıllarında çırak olarak başladığı tenekecilik mesleğini 42 yıldır ara vermeden sürdürüyor.
2 Çocuk babası 52 yaşındaki Bekir Usta, Yeni Haber Gazetesi ve Suluova ikincikat muhabirine yaptığı açıklamada, tenekeciliğe ilkokula giderken arkadaşının babası Gani Kipriksiz’in yanında çıraklık yaparak başladığını söyledi.
Bekir Aluç; “Amasya’nın Beldağı köyünde yaşıyorduk. İlkokula başlamıştım. İlerleyen yıllarda Suluova ilçesine taşındık. Babamın yanı sıra bende aile bütçemize yardımcı olmak için küçük işlerde çalışmaya başladım. Hem aileme yardımcı oluyor hem de okul harçlığımı çıkarıyordum. İlkokulu bitirdikten sonra okula devam etmedim. O sıralarda bir çocukla arkadaş olduk. Babası da sobacı-tenekeciydi. O zaman bu mesleğe merak sardım. Babama ‘ben sobacının yanında çalışmak istiyorum’ dedim. Babamda, Gani ustanın yanına götürüp; ‘ustam mesleği öğret bizim oğlana, eti senin kemiği benim’ demişti. Gani Usta’nın yanında 1978 yılında çırak olarak mesleğime başladım. İlk başladığımda daha çok meslek öğreniyordum ve çok az miktarda harçlık alıyordum. Gani Ustamın yanında askerliğim gelene kadar çalışıp mesleği öğrendim. 1988-1990 Yılları arasında askerlik yaptığım için ara verdim. Askerliğimi yapıp gelince de kendi iş yerimi açtım ve 42 yıldır da ailemin rızkını kazanıyorum.” Diye konuştu.
-TENEKECİLİK MESLEĞİNİN SON TEMSİLCİLERİNDEN.
Tenekecilik mesleğinin ilçemizdeki son temsilcilerinden biri olan ve 42 yıldır saca şekil veren Bekir Aluç, levha olarak aldığı sacları, tasarladığı farklı ürünlere dönüştürmek için elde kesip mekanik makinelerde şekillendirdikten sonra yine tamamen el işçiliğiyle birleştirip son halini veriyor. Semaver, banyo kazanı, soba borusu, davlumbaz, fırın, çatı su oluğu, mangal, huni ve ızgara gibi yüzlerce çeşit ürün yapabildiğini, ayrıca müşterilerinin yıpranan veya eskiyen ürünlerini de tamir ettiğini kaydetti.
-BU MESLEK DAHA ÖNCE ALTIN BİLEZİKTİ.
Gelişen teknoloji ve hayat şartlarına bağlı mesleğin kaybolmaya yüz tuttuğunu anlatan Bekir Aluç, “Eskiden bu mesleği yapanlar saygın ve zengin görülüyordu. Daha önce özellikle soba üretimine yetişemiyorduk, şimdi ise el emeği ile yapılan soba alacak bulamıyoruz. Hazır üretim ve Doğal gaz bizi bitirdi. Vatandaş el yapımından ziyade hazır almayı tercih ediyor. Fabrikasyon hazır ürünleri vatandaş daha uyguna alabiliyor ancak oda kısa ömürlü olduğu için tekrar bize tamirat için getiriyor. Oysa el emeği ve alın teri ile üretilen ürünler ve malzemeler çok sağlam ve de değerli olup uzun ömürlüdür, bu gidişle el emeği ile ürün üreten sanatkar ve zanaatkar kalmayacak, bu tür meslekler bir bir bitecek. Şu son yıllarda iş yerinde az da olsa hem el emeği ürünler yapıyorum hem de hazır ürünlerin tamiratını yapıyorum. Eski dönemlerde çok yoğun çalışıyorduk ve iyi para kazanıyorduk. Oysa şimdi işlerimiz çok azaldı. Ben 42 yıldır bu mesleği devam ettiriyorum ve mesleğimi çok seviyorum. Benim mesleğim ölmeyecek bir meslektir, bizim gibi sanatkarlar yok olduktan sonra ne kadar değerli olduğu anlaşılacaktır. Eski yıllardaki gibi sanatkar, zanaatkara ve el emeğine saygı ve ilgi de kalmadı. Bizim mesleğin değeri ve kıymeti kalmadı maalesef.” Dedi.
-“SAC VE TENEKEDEN HER ŞEY YAPARIM”
Müşterilerin istek ve ihtiyaçlarına göre sacdan her türlü ürün yaptığını belirten Bekir Aluç; “Sac ile yapamayacağım hiçbir şey yok. Sacdan her şey yaparım. Vatandaş elinde örnekle geliyor ya da ihtiyacının ne olduğunu anlatıyor. Müşterinin istekleri doğrultusunda ne gerekiyorsa, bazen sıfırdan tasarlayıp en güzelini yapmaya çalışıyoruz. El becerimizden dolayı bizim yapamayacağımız hiçbir şey yok. Sacdan ve tenekeden her şey yaparım.” diye aktardı.
Mesleğini severek yaptığını ve çalışırken zamanın su gibi akıp geçtiğini anlatan Bekir Aluç şunları kaydetti: “42 yıldır sürdürdüğüm mesleğimdeki en önemli detay ölçüm ve çizimdir. Ölçüm hatasında tüm malzeme boşa gidebilir ya da büyük fireler verilebilir. Sacı ölçülerinde kesiyorsun, büküyorsun bir şekil veriyorsun. Şekil alıp bir şeyler ortaya çıktıkça insan haz alıyor. Yaptığın iş de düzgün çıkarsa çok mutlu olursun. Bu işi gücüm yettiği ana kadar yapacağım. Mesleğimi çok seviyorum. Dünyaya bir daha gelsem yine aynı mesleği yapardım.”
Müşterileri memnuniyetini, maddiyatın önünde tuttuğuna dikkat çeken Bekir Aluç, esnaflıktaki en önemli erdemlerin doğruluk, dürüstlük ve müşteri memnuniyeti olduğunu vurguladı.
Şimdiye kadar birçok çırak yetiştirdiğini anlatan Bekir Aluç, “ancak eğitim 12 yıla çıkınca çırak bulamıyoruz. Zaten yeni nesil bizim iş gibi zor ve yorucu mesleğe hiç yanaşmıyor. Ekonomikte bulmuyor. Yetişen çırak ve kalfa olmadığı için mesleğimiz kaybolmaya her gün biraz daha yaklaşıyor. İlçede kalan son 3 tenekeci kaldı. Bizden sonra bu mesleği devam ettirecek kimse bulunmamasından çok üzüntü duyuyorum.” İfadelerini kullandı.
Kaynak:Suluovayenihabergazetesi/Murat Arslan